Sarıyı seçtim hocam, sararmış ömrüm gibi…
tahta kapı önünde oturmuş beklemede
ağlar ha ağlar sivri dilin gelini
güller işlemiş sandıkta ki mendile
çantaya doldurup da kaçırmışlar denizi
ne kalıyor geriye:
eyvah ki annemin
ellerinden bir vakitler naz şerbeti içtiğim
kararmış bir avuç yüz, bir tutam yılan saçı
perişan hazinemde
ve patlıyor her sabah bir sükut fırtınası
sarıyı seçtim hocam, sararmış ömür gibi
aşk için son yudum zehr ile içtiğimi
kimselere demedim
demedim ya bilindi ağzımda ki maviden
karnemi alıverdim de bir gün ağlamışken
hayat bilgisi zayıf
dedi gözlerinde azraille öğretmen
bense rüya görmüştüm, rüyamda uçtum bile
sarıyı seçtim yine, çantada ki denizi
hatırlarım küçükken
annemin elinde naz şerbeti içtimdi
Fatma Şengil Süzer
(Kafdağı – 54. Sayısı)
Henüz yorum yapılmamış.
