Biçare

Öylesine; sessizce….

Lamelif

2009/01/05 Yazan: Biçare | Sahiplendiklerim | | 1 Yorum

Mevsimlerin bize küsmüşlüğü mü var? – Nurdal Durmuş

 

gelincik

Şimdilerde ben;

“Geceleri yıldızları seyrettiğim penceremden, her gördüğüm buluta yeni bir nisan ısmarlıyorum kalbime yağsın diye.”

“Her doğan güne yeni bir bahar ısmarlıyorum günbegün solan hayatıma renk katsın diye.”

“Her batan güne(şe) yeni bir sonbahar ısmarlıyorum ölümü hep hatırlatsın diye.”

“Her çaresizliğime yeni bir ümit ısmarlıyorum çaresiz kalmasın diye.”

“Her dostuma, yeni bir vefa ısmarlıyorum sevdamız büyüsün diye.”

“Her geçen dakikaya yeni bir saniye, her saniyeye yeni bir saat, her saate yeni bir anlam ısmarlıyorum zamansız geçmesin diye.”

“Her baktığım aynaya yeni bir benlik ısmarlıyorum yab(l)ancı maskeler takmasın diye.”

“Her kapandığım secdeye yeni bir dua ısmarlıyorum beni “O” hiç yalnız bırakmasın diye.”

“Her yazdığım cümleye yeni bir harf ısmarlıyorum eksik kalmasın diye!”

Birde açan çiçekleri olmasa bahçelerimizin,

Uçan kelebekleri olmasa baharlarımızın…

Sesleri uykularımızda yankılanan bülbülleri olmasa seherlerimizin,

Beş vakitte, beş sefer ferahlatan ezanları olmasa semalarımızın…

Daha çok kirleneceğiz.

Daha çok çirkinleşeceğiz.

Daha çok sağırlaşacağız.

Daha çok yalnızlaşacağız.

Keşkeklerim, beklilerim, ölüm olmasa,

Cümleleri sonlandıran nokta olmasa,

Ruhumuzu arındıran dua olmasa,

Daha çok bunalacağız-bulanacağız!

Mevsimlerin bize küsmüşlüğümü var? Ne kardelenler açtı bu bahar, nede balkonlara, caddelere, sokaklara çiçeklerini savuran kiraz ağaçlarının kokusunu hisseden oldu. Ne, allığına, morluğuna, saflığına, beyazlığına hayran olduğu gülün endamlı gülüşleriyle mutlu oldu bülbül, nede ovalardan bayırlara, kırlardan yaylalara bal toplayan arılarla selamlaşan çiçekler gördü baharı. Ne gecenin kalbi aydınlandı minicik bir ateşböceğiyle, nede, sessizliği bozuldu vakitsiz bir baykuşla. Ne çocukların yüreğinden yıldızlara köprüler kuruldu masallarda, nede aşıkların yüreğine kaf dağından hayaller çıkageldi. Ne Yusuf’a el uzatan kervanlar geçti buralardan, nede pervazlara konan yusufçuk kuşları bekledi pencerelerde. Her mevsimden geriye acı bir sessizlik, Hayır hayır kocaman bir sessizlik kalıyor. Bilmem! sanki hayat, yaşanmıyor gibi yaşanıyor. Artık, baharlarda yok kapımızda! Yoksa mevsimlerin bize küsmüşlüğümü var?

Nurdal Durmuş

2008/07/04 Yazan: Biçare | Hüzün´e dair, Sahiplendiklerim | | Henüz Yorum Yok

BABAMIN BİBERONU – mihrican keskin

Çocuktum daha
Uyuyan bir baba
Yavaşça yaklaşıyorum yanına
Yine biberonu yanında
Gözlerine de uyku çökmüş

‘’Seni seviyorum baba’’
Bir hışımla eli yanağımda
Sonra yuvarlanıyorum yatağın ayak ucuna

Elindeki biberon olmak vardı baba
Hiç değilse o hep yanında
Gözün gibi bakıyorsun ona
Neyimiz varsa veriyorsun da
Gerçi neyimiz kaldı geriye baba

Çocuktum daha
Uyuyan bir baba

Annemin elinde toz bezi
Sabah sekiz akşam yedi..
Pencere kenarlarında annemi bekleyerek çocukluğum geçti…
İşte sevimli bir haber
Annem,annem göründü biraz ötede
Koşarak açıyorum kapıyı,
Yorgun bir bedeni karşılıyor gözlerim

‘’Anne seni çok özledim’’

Yorgunum oğlum…(kızım)
Eski bir hayali yüzdürüyordum susuzlukta
Annemin elindeki çantada..
Babamın biberonu alınmış gazeteye sarılı masada
Gözlerim ufak bir çikolata arıyor ama..
Yok…

Babamın büyümesini bekleyene kadar
Ben rafa kaldırıyorum çocukluğumu…

Büyüdüm..
Şimdi tozlu raftan elimde kalan;
Babamın biberonu,
Annemin toz bezi,
Susuzlukta yüzdürdüğüm kırık dökük bir hayal..

Çocukluk benim dilimde
Babamın büyümeyişi,benim ise hiç küçülemeyişimdi

2008/06/21 Yazan: Biçare | Hüzün´e dair, Sahiplendiklerim, Şiir | | 2 Yorumlar

ARADA BIR…

 

ARADA BİR

Arada bir , bir yanım kaçsam diyor uzağa
Katsam diyor önüme canımı yorganımı

Arada bir bir yanım düşsem diyor tuzağa
Geçsem dünyanın derdini varsam cennetime diyor

Ama of öbür yanım var ya öbür yanım
Amman öbür yanım cahil diğer yarım

Kurtulmak kolay mı derdinden
Sıyrılmak kolay mı derdinden

Arada bir bir yanım yıksam diyor şu dağı
Görsem diyor ardını yarimi yarınımı

Arada bir bir yanım küstüm diyor o yana
Senden dost olur mu korkarsan kaybettin diyor

Arada bir bir yanım boşver diyor acıya
Elbet diyor olacak derdi de dermanı da

 

 

Söz: Mete Özgencil
(Candan Erçetin’in “Elbette” adlı albümünden) 

 

İçimde ki kalelerin bir bir yıkıldığı şü günlerde önce DUA
sonrasında ise bu şarkı… Yine hüzün… Yeni Hüzün…  

2008/06/21 Yazan: Biçare | Hüzün´e dair, Sahiplendiklerim | | 1 Yorum

Filbahri

Filbahri: Uzak, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar, ezel kadar uzak ve çok yakıcı bir hatıra.

2008/04/16 Yazan: Biçare | Sahiplendiklerim | | 4 Yorumlar

22.01.2004

“bir mechul aleme giderken dünya
belki biz gercegiz belki de rüya
seni buldum ya…seni buldum ya
olsamda hem gercek hem rüyaask midir bu bilemiyorum
sevdim ama diyemiyorum
sanki sensiz yasamiyorum
sensiz olamiyorum…

dünyaya yeniden gelmis gibiyim
dünyami askina vermis gibiyim
sevince bir baska oluyor insan
bir ömrü bir anda tatmis gibiyim… “

Sevinc gözlerini kapatip yüz yillik uykuya dalmak istesede,
bir metropol duygularin pencesinde can cekistirip perdeleniyor.
Biraz saskinlikla Nesenin Karaböcegin sesinden,unutulmuslugun
kösesine savulan ask adina ilk kivilcimlarin anisi demleniyor aksamdan geceye dogru.
Baktigim sular belki simdi narin gülücükler bekliyor, ama bilmezlermi kis günü baltayla kirmizi gelincikler kesmeye benzer bu.

Günlerimiz sallanirmi huzur ve güven icinde…?
Asma salincaklardan yildizlar düsermi yüregime bir kez daha bilmiyorum. ?
Ama gücüm yetmiyor selvi boylu duygulari bicaklamaya.
Kaskati ve sizlanmadan ikiye, ve sonra dörde bölmeye
kiyamiyorum anliyormusun..

Renkkörü niyetin alnima dokunan kirginligini yenerek
bilinmez cok ama cok uzak derelere süzmeliyim belkide..
Camurlara karismali yalnizliklar…

Ve ikindi caylarinin kadifesi hala hapis gözbebeklerimde.
Gün hala agliyor.. biliyorum bir degil iki yürek icinde,
zamanin eteginde yarinlara hickirik birikiyor..

Ve hala ismin günes kokuyor buram buram.
Ve dudaklarimda ismini kiskanan rüzgarlara inat,
bu mevsime inat evrenin her yönüne heceliyorum hala seni..

Kalem&Yaprak

 

 

2008/04/15 Yazan: Biçare | Sahiplendiklerim | | Henüz Yorum Yok

Sarıyı seçtim hocam, sararmış ömrüm gibi…

sararmis.jpg

 

 

tahta kapı önünde oturmuş beklemede
ağlar ha ağlar sivri dilin gelini
güller işlemiş sandıkta ki mendile
çantaya doldurup da kaçırmışlar denizi

ne kalıyor geriye:
eyvah ki annemin
ellerinden bir vakitler naz şerbeti içtiğim

kararmış bir avuç yüz, bir tutam yılan saçı
perişan hazinemde
ve patlıyor her sabah bir sükut fırtınası

sarıyı seçtim hocam, sararmış ömür gibi
aşk için son yudum zehr ile içtiğimi
kimselere demedim

demedim ya bilindi ağzımda ki maviden
karnemi alıverdim de bir gün ağlamışken
hayat bilgisi zayıf
dedi gözlerinde azraille öğretmen

bense rüya görmüştüm, rüyamda uçtum bile
sarıyı seçtim yine, çantada ki denizi
hatırlarım küçükken
annemin elinde naz şerbeti içtimdi

Fatma Şengil Süzer
(Kafdağı – 54. Sayısı)

 

 

 

 

 

2007/10/16 Yazan: Biçare | Hüzün´e dair, Sahiplendiklerim, Şiir | , , | Henüz Yorum Yok

‘’subhane rabbiyel azíím”

mevlana_1.jpg

seslendiğim zaman duyduğunu,
yazdığım zaman gördüğünü,
hissettiğim zaman bildiğini biliyorum

ve biliyorum ki;
kudretinle tuttuğun elimi
dar günümde de
şükretmekten geri durmazsam
bırakmyacaksın.

sana bir adım geldiğimde
sen ban bin adım geleceksin

bu yüzden
seni anmaktan geri durmayacağım

‘’subhane rabbiyel azíím”

 

 

 

(Haditha)

2007/10/16 Yazan: Biçare | Sahiplendiklerim | , , | 1 Yorum

…vazgeçtim

xxcu6.jpg 

hayat akıp giderken avuçlarımdan
eğilip yerden toplayamıyorum parçalarımı
ve artık her şey için çok geç demek için
belki de çok geç
şimdi ellerim boşboş
sözlerim sarhoş
gönlüm olmuş bin parça
çoktan terkedip gitmiş içte bu sevda
gözde olsa ne fayda

oysa bir umuttu hep
gönlü besleyen
dayan yüreğim diyen
ama kapkara bir yel her yanı sardı
bende bir tek can kaldı
çoşkun ırmaklardan
tozlu yağmurlardan
taşlı yollardan geçtim
yalan olmuş serden
nar kokulu yardan
herşeyimden vazgeçtim

 

(alinti)

2007/10/16 Yazan: Biçare | Sahiplendiklerim | , , | Henüz Yorum Yok