“Rabbim… Dağıtma, toparla beni…” Amin
Yüreğimde bir boşluk… Kocaman bir oyuk… 
Dolduramadım günlük o boşalan oyuğun içini. Giden kim yada nedir bilmiyorum.

Başkalarına dair hikayeler yazıyorum içimde,
ve o hikayelerin acısı dokunuyor bana…

“Bu acı bana çok dokundu…” yazdım bir kitabın kıyısına…

Hangi acı dokundu diye sorsalar, kesin bir acıyı dahi tarif edemiyecek kadar bulanık aklım.
Sadece aklım mı?…

Gönlümde bulandı günlük…
“Yine mi hüzün?” diyenlere “Hüzün en sadık dostum” diyorum.

Sevdikçe insan tükeniyor sanırım.

İyilik bilenler ile kötülük bileyenler…
Ufak yaralar ile gönlümü paralamaktayım…
Hani yolcu bir vakitler söylerdi ya: “Ayı yavrusunu severken öldürürmüş.”
Sevdiklerim beni severken yaralamakta…
“BEN” diyenler arasında “SEN” diyenleri dahi dilemiyorum…
Birileride artık “BİZ” dese günlük…
Çok mu şey istiyorum?

İçimde bir fırtına,… Dindiremedim…

Korkarım birgün hüzün değmemiş köşelerinide istila edecek gönlümün.
Mutluluk “O” demek benim için…
“O” mutluluk demek…
Peki ya huzur?

Sahi günlük ben aşkı tanır mıyım?
Tanımam…
Sadece bilirim…
Yaşamam…
Yaşamadan ve tanımadan AŞK’ı ölürsem, yazıktır…
Ya yaşarsam ve tanırsam AŞK’ı?…
Yine yazıktır…
Zira biliyorum ki “AŞK” alıcıdır…
Vermez…
Sadece alır…

Rabbim!… Dağıtma beni, toparla…
Rabbim!… Bırakma beni, tut!
Rabbim!… Unutma beni, bağışla…
Rabbim!… Adaletinle değil, rahmetinle hükmet…
Rabbim!… İncitme beni, sev…
Rabbim!… Yüreğimde ki yalnızlığı yokluğa ve boşluğa çevirme…
Beni sensiz bırakma!… Amin!

Reklamlar